ülkeme paris abla da geldi….
ÜLKEME PARİS ABLA DA GELDİ.
02/04/2008-13:04
Hayal ettim bir an. Sokakta yürüyorum. Hani magazin programlarında olan gibi kameranlar gelse etrafıma ve beni çekse. Ne yaparım.
Önce çekmeyin arkadaşlar derim herhalde. Ancak dinlerlermi dinlemezlermi ? Dinlemediklerini hayal ediyorum tabi. Sonra karşılıklı laf dalaşı başlıyor tabiki. Biraz daha ileri gidince fiili olarak hareketler başlıyor. İtip kakışma falan derken iş bir yerden sonrakavgaya geliyor. Ve kamerana vurduğumu hatta kamerasını alıp yere attığımı hayal ediyorum. Hayal bu ya. Dilediğim gibi işte.
Neyse onlar kalabalık olduğu için beni dövüyorlar. Ama bende onların kameralarını kırıyorum. Gitti ikimilyarlık kamera diyorlar.
Bundan sonra ne mi oluyor. Akşam magazin haberlerinde bu kavgayı gösteriyorlar. Ve basın özgürlüğü safsatası altında beni rencideedici konuşmalar. Beni dövdükleri anı değilde kameranın kırılması anını yirmi kere flaş flaş diye gösteriyorlar. Bir de benden davacı oluyorlar. Kokrutmuşlar ya görev başında olan kamerayı kıramam diye. Onlar benim kafamı kırsalar bile.
Karakoldan geliyorlar beni almaya. Basın mensupları benden davacı olmuşlar. Kameralarını kırdığım için şikayetçiler benden.
Mecburen gidiyoruz işte. Sonrası mı neoluyor bilmiyorum hayalim buraya kadar.
Neden buraya kadar diye düşünmeyin. Hayalimi kurarken maalesef ekran başına geçmiştim elimdeki uzaktan kumanda ile.
Başlamıştım kanallar arasında dolaşmaya. Bir kanalda paris hilton denilen çok ünlü bayanın türkiyeye gelişi sırasında havaalınında olan kargaşayı gösteriyordu. Bu kadından hiçhoşlanmadığım için haber benim pek umrumda olmadı aslında. Hemen kanalı değiştirdim. Ama sanki anlşamış gibilerdi peşpeşe tüm kanallarda değişik açılardan çekilmiş ama aynı şekilde kurgulanmış aynı haber.
Kaçış imkanı yok en güzeli animal planet diye düşünüyorum bir anda. Tam ona geçeçeciim sırasında bu haberde daha önce farketmediğim bir olay görüyorum. Bir kameraman, elinde tuttuğu kamerayı havaya kaldırıp başka bir kameramanın kafasına vuruyor. Allah allah. Bir anda ilgimi çekti haber.
Paris Hilton umrumda bile değil ama enteresan geldi. Kameremanlar ve basın mensubları Paris Hilton denilen kadını görüntülemek için birbirleri ile kavga ediyor ve birbirlerine kameraları ile vuruyor.
Hatta bir tanesinde kamera tuz ile buz oluyor. Varın kameranın çarptığı adamı düşünün. Sonra haber burada bitiyor şimdilik. Ne birbirlerinden davacı oluyorlar, nede kameralar kırıldımı , yaralı varmı belli değil vermiyorlar haberde.
Ertesi gün Paris ablaya soruyorlar durumu :
Parasını almış güzellik yarışmasında güzeli seçmiş ablamız geri dönerken demeç veriyor havaalında olanlar hakkında. “BARBAR BASIN MENSUPLARI”
Diyene kadar kadını baş tacı eden basıncılarımız bir anda şoka girdi. O ana kadar “özel yaşantısı ile ilgili soru soranların röportaj atılacağını bile kabul etmişlerdi aslında. Yere göğe sığdıramıyorlardı reinada güzellik yarışması sonrası katılacağı beliritlen “after party” nin reklamlarını bile yapıyorlardı. Prılantalar heddiye eidyorlar ünlü mankenlerimizden ! birini de kendisine asistan yapıyorlardı.
Geldi ve geçti kadın. Hemde üstümüzden silindir gibi. Tek bir kötü haber yapılmadı hakkında bir konu hariç ; manşeti de enteresan.
Burası Türkiye Cumhuriyeti, Arabistan değil
Paris Hilton’un bir güzellik yarışmasının jüri üyesi olarak geldiği Türkiye’ye ve Türk halkına karşı sergilediği tavır büyük tepki çekti.
Hilton, gazetecilere verdiği pozla hem kafasındaki Türkiye imajını açığa vurdu hem de laik ve modern Türkiye’yi tanımadığını gösterdi.
Hilton kendisine uzatılan oryantal dans kemerini beline sarmak yerine yüzünü kapattı ve peçe yaptı.
Böylece her fırsatta Türk kadının imajını peçeli olarak dünyaya tanıtan batı basınına da malzeme vermiş oldu.
Espri amaçlı olduğu gözlenen Hilton’un Türk kadınlarını rencide eden bu hareketi, büyük tepki çekti.”
İşte topu topu bu kadar bir haber. O da gündeme uysun diye kurgulanmış gibi geldi bana.
Halbuki parise benzerliği ile ün salmış ünlü bir mankenimizi neden se ben hiç tanımıyorum bu arada beyoğlunun geniş caddelerinde halkın arasında gezdirmişler. Vatandaşlar ile hatıra fotoğrafları bile çektirmişlerdi . Fotoğraf çekimi sırasında vatandaşlarımıza parsi değil benzeri dediklerinde ise vatandaşlarımızın hayal kırıklıkları enteresandı. Annesi ölse bu kadar üzülmezdi sanki. E ne olacak paris ile foto çektirince arkadaşına hava mı atacaksın. Bak neler demiş paris senin hakkında haberin yok. Seni rencide etmiş sen onunla fotoğraf çektirmek için çırğınıyorsun.
Paris ablanın karşılanması sırasında bizim havaalanında basın mensuplarının neden olduğu olaylar, arabistan da pek olmaz aslında. Arabistana gidenler bilir o kadar insanın bir anda bulunduğu bir yerde böyle bir kargaşaya müsaade edileceğini hiç sanmam.
Ama doğru burası arabistan değil türkiye. Haberin tek doğru yanı bu işte.
Edep yahu ne kadar güzel bir laf ya.
Neyse biz devam edelim hayal kurmaya.
En güzeli sağduyu hayali kurayım birazda ben. Bakalım neler bulabileceğim.
Ahmed cengiz
02/04/08-13:04

